Geçmiş yılların gazetelerini karıştırmak, zaman yolculuğuna çıkmak gibidir. Hele ki eski gazete kupürlerine göz attığınızda hem şaşırıyor hem de nostaljik bir tebessüm ediyorsunuz. İşte, eski gazetelerden ilginç manşetler ve o dönemin ruhunu yansıtan haberler!
Garip Ama Gerçek: Buğday Hırsızlığına Dair Akılalmaz Plan!
Bugünlerde güvenlik kameraları ve çipli kapılarla korunan depolar bir yana, 20. yüzyılın ortalarına doğru Bucak’ta işler biraz farklı yürüyordu! Gazete arşivlerinden çıkan bir haber, dönemin “hırsızlık sanatı”na ışık tutuyor. Hacı Hasan Ağa ve Osman Usta’nın buğday ambarına giren hırsızlar, sandığınız gibi kapıyı kırıp içeri dalmıyor. Hayır, onlar farklı bir yol izliyor: Ambarın duvarını burgu ile delerek buğdayı çuvallara doldurup götürüyorlar! O dönem Bucak halkı bu olay karşısında şaşkına dönerken, gazete haberi “Garip Bir Buğday Hırsızlığı Yapıldı” başlığıyla durumu özetliyor. Hırsızların yakalanıp yakalanmadığı bilinmez ama Bucak halkının uzun süre dillerinden düşmeyen bir hadise olduğu kesin!
Bucak’ın Kralı Kimmiş? Bir Osman Onbaşı Vakası!
1948 yılında Bucak kahvelerinde ilginç bir hadise yaşanıyor. Antalya’dan Burdur’a dönen dört hemşehri, kahvehaneye oturduklarında Osman isimli bir jandarma onbaşısının sarhoş bir şekilde kahvede dolaşarak “Bana bak, ben kimim?”diye sorduğuna şahit oluyor. Vatandaşlar önce kibarca “Osman Onbaşısın” diyerek durumu idare etmeye çalışıyor. Fakat Osman Onbaşı, olayın seviyesini artırarak “Hayır be! Ben hükümetim!” diyerek gücünü ilan ediyor!
Olay burada da bitmiyor. Kahvehanede bulunan yerel halk, dışarıdan gelen hemşehrilere dert yanıyor: “Siz bunu bilmezsiniz beyim. Yalnız burada değil, kazada bile biz kahvede otururken Osman Onbaşı’ya on adım kala ayağa kalkarız. Bu adam buraların kralı gibidir.”
Bucak halkının, yerel otorite olarak gördüğü bu renkli karakterin zamanında kahvehanelerde nasıl bir etki yarattığı açıkça ortada! Bugün olsa sosyal medyada viral olacak cinsten bir olay!
Burdur'da Feyezan! Bucak Ovası Sular Altında
Günümüzde küresel ısınma ve kuraklık en büyük sorunlarımızdan biri. Ancak eski gazeteler, geçmişte tam tersine aşırı yağışların Bucak Ovası’nı sular altında bıraktığını gösteriyor. Habere göre, Burdur havalisinde başlayan yoğun yağışlar sonucu Burdur - Antalya yolu kapanıyor, Susuz mevkiinden itibaren üç kilometrelik alan tamamen sular altında kalıyor. Hatta gazete, Kestel Gölü’nün genişlediğini ve Bucak’ın tamamen su altında kalabileceğini belirtiyor.
takip eden yıllarda kestel Gölü'nün düdenlerle boşaltılması ve bu göl arazisinin tarım arazisi olarak kullanıldığını düşününce... İnsan biraz ne hissedeceğini şaşırıyor doğrusu! Göle hiç dokunulmasa günümüze dek gelir miydi, yoksa bucak'ın tarım arzisi için bu hamle gerçek bir ihtiyaç mıydı... Bugünlerde belki de tam tersine yağmura hasret kaldığımız günlerde, bunları düşünmemek işten değil.